Bugun...


YALÇIN KARABINAR

facebook-paylas
KARNE SADECE ÇOCUĞA VERİLMEZ!
Tarih: 21-01-2019 14:11:00 Güncelleme: 11-06-2019 15:37:00


Okul başlar, başladığı gün karneyi düşünürdüm o vakitler. Karneyi alsam da bir tatil yapsam derdim. Çocukluk hali ya ders olmasın, oyun olsun isterdim hep. Oyunlar oynardık mahalle aralarında, çimli alanlarda. Teknolojiyle içi içe değildim o vakitler. Teknolojik vakitlerimi, oyun salonlarında, internet kafelerde geçirirdim haftada bir veya iki defa.  Bir 10 yıl öncesinden bahsediyorum çok da değil lakin günümüze bakılınca her geçen gün artan ve nesli tehdit altına alan bir teknoloji furyası var. Sokakta arkadaşlarla vakit geçirmek, yerini internetten oynanan oyunlara, saygı –sevgi de yerini maddiyata, çıkar ilişkisine bırakmış durumda.
Sömestirolunca çocuklar tatil havasına girmiş durumda.Anneler babalar yalnızca sosyal medyadan paylaştığı karnelerle çocuklarına takdir veya teşekkür ediyor.  Tatil, ye – iç – yat demek değildir. İnternetle oynamak ise hiç değildir. Burada önemli olan ailelerin tutumu elbette. Çocuklar ilgi ister, sevgi ister, eğlenmek ister. Gösterilen ilgi de: çocuğun karnesine, gelişimine ve karakterine etki eder.
Uzmanlara göre karne almak; çocuklarda aşırı kaygı yaratabildiği gibi, anne ve babayı da oldukça heyecanlandırır. Şüphesiz her anne-baba çocuğunun başarılı olmasını ister. 
Alınan karneye gereğinden fazla anlam yüklenmemesi gerektiğini söyleyen Psikolog Aycan Bulut, aileleri uyarıyor, “Karnesi kötü olan çocuklara aşağılayıcı, kıyaslayıcı ve utandırıcı davranışlar sergilemeyin. Bu davranışlar, çocuklarda olumsuz bir benlik gelişimine ve kendine güven eksikliğine neden olabilir.”
Karne, amaç değil araçtır!
Karne, öğrencilerin okul hayatının ve derslerdeki durumunun takibi amacıyla verilir. Alınan karneler, çocukla ilgili bilgiler verir aileye. Ancak burada önemli olan, anne ve babanın karneyi bir övünç veya utanç kaynağı olarak değil, çocuğunun gelişimini takip etmek ve hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğunu anlamak için bir araç olarak kullanmalıdır. Yani karneye olağan dışı bir anlam yüklenmemeli, amaç değil araç olarak görülmelidir.  
Ceza vermek yerine, önce çocuğunuzu dinleyin!
Çocuk karnesi ile eve geldiğinde hızla göz atmak ve hemen tepki vermek yerine, onunla karne üzerinde konuşmak için uygun bir zaman belirlenmelidir. Kötü notlar için onu cezalandırmak yerine düşük notları veya öğretmenlerinin olumsuz yorumları hakkındaki fikirleri sorulmalıdır. Önce çocuk dinledikten sonra, dersler ve notlar üzerinde birlikte konuşulmalı ve anne-babanın fikirlerini uygun bir dille kendisiyle paylaşması gerekir. Çocuğu cezalandırmak anlık bir çözüm üretebilir fakat uzun süreli çözümler için olanak vermez. Ceza vermek, çocuğun kişisel gelişimini engeller. Anne ve babanın çocuğu cezalandırmadan önce başarısızlığın altındaki nedenleri iyi araştırması gerekir. Baskıcı tutumları destekleyen cezalar, çocuğu duygusal ve zihinsel olarak olumsuz etkiler.
Karnesi iyi olan çocuğu ödüllendirirken de aşırıya kaçmayın!
Karnesi başarılı olan çocukları ödüllendirirken, abartmamaya özen gösterilmelidir. Çocuğun büyük hediyeler için değil, geleceği için çalışması sağlanmalıdır.
Çocuğunuz ile birlikte plan hazırlayın!
Örnek verecek olursak, öğrenci matematik dersinden kötü notlar aldıysa her hafta sonu, o hafta okulda işlenen derslerin üzerinden gitmeye birlikte karar verilebilir. Ya da ingilizce notları düşükse bilgisayarda keyifle oynayabileceği bir yandan da ingilizcesini geliştirebileceği bir oyun araştırılabilir.
Kötü notlar; çocuğun, ailenin ve okulun değerlendirilmesi gerektiğini gösterir!
Çocuğun karnesindeki her kötü not; çocuğun, ailenin ve okulun değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Yapılan değerlendirme hataların ve yanlışların görülmesini, eksikleri gidermek için yeni planlar yapılmasını sağlar. Bu değerlendirme yapılırken, çocukla birlikte olunmalı ve mutlaka onun da konu ile ilgili fikirleri sorulmalıdır. Çocuğa karşı yargılayıcı, sinirli, ısrarcı olunmamalıdır. Çocuk dinlenmeli, kendisinin de yaşadığı durumla ilgili çözüm yolu üretmesine olanak verilmelidir. Yaşadığı duyguları, okul ve karne hakkındaki düşüncelerini, tepkileri küçümsenmemeli ve eleştirilmemelidir. 
Çocuğunuzu yeteneğine göre yönlendirin!
Çocukların yetenekleri keşfedilerek, bu yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmeleri gerekir. Yapamadıkları yerine yapabildikleri keşfedilip, bunlar için çocuk motive edilmeli ve özgüveninin gelişmesi sağlanmalıdır. Özellikle çocuğu eleştirirken yapıcı olmaya özen gösterilmeli, kötü olan dersleri için de motive edici aktiviteler geliştirilmelidir. Başarısızlığını yüzüne vurmak yerine çocuğa inandığınızı göstermeli ve düzelme olacağı hakkında onu ikna etmelisiniz. Bu durumda önemli olan, aile olarak hep birlikte çözüm aramak ve inanmaktır.
Güzel bir hafta diliyorum.
Saygılarımla




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
nöbetçi eczaneler
HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI